HABER

 

 Reklamlar

 

Reklamlar

Demet Akalın... EN BÜYÜK AŞKINI AÇIKLADI!

Oğuz Kayhan'dan ayrılan Demet Akalın, bugüne kadar yaşadığı ve hâlâ imzasında taşıdığı en büyük aşkını açıkladı.
Bir dönemin ünlü futbolcusu, yeşil sahaların 'Sarı Fırtına'sı Metin Tekin'e çok aşık olduğunu ve ona ulaşmak için her yolu denediğini itiraf eden Akalın, "Benimkisi öyle bir aşktı ki, hâlâ imzamı 'Demetin' diye atarım. Nikah defterimde bile bu imzam vardı. İşte ben böyle bir aşk kadınıyım" dedi.
Demet Akalın, bugüne kadar yaşadığı ve hálá imzasında taşıdığı en büyük aşkı açıkladı. Bir dönem yeşil sahaların sarı fırtınası olan Beşiktaşlı futbolcu Metin Tekin’e çok aşık olduğunu ve ona ulaşmak için her yolu denediğini itiraf etti.
İbrahim Tatlıses desem...- Beni tansiyon hastası yaptı
Uçağın işi leş gibi, pis dediğiniz için sivil havacılık bunu ihbar kabul etmiş. .
- Böyle bir şey yok ya! Ayrıca ben uçağın içi pis demedim ki? Sabunlu su verin de şuraları bir sileyim falan dedim. Bunun neresi kötü? Sivil Havacılık bunu nasıl ihbar kabul eder, yapmayın Allah aşkına. Kendisi "Ticaretin şakası olmaz" demiş ama namusun da şakası olmaz! Çok fena bir şey söyledi. Ben hálá dayımların karşısına çıkacak gücü bulamıyorum. Benim nerelerden gelip bu noktaya ulaştığımı, geçtiğim yolları herkesten iyi bilir.
Neden mahkemeden vazgeçtiniz, barıştınız mı yoksa?
- Yok. Kendisi özür bile dilemedi. Kalbim çok kırık. Mahkemeden vazgeçtim çünkü iş uzamasın dedim. Geçenlerde bir kadın çıkmış, "İbrahim Tatlıses olayını kapatmak için benim üzerime geliyor, reklam yapıyor" demiş.
Eski sevgilinizin yeni sevgilisi olduğu iddia edilen Selin İmer dedi bunu...
- Neyse, hiç böyle bir şey olabilir mi? Öyle bir şey olsa şahane adamın programına giderim. Şahane şov olur, şahane de reyting. Ben bunların peşinde değilim.
Peki konu Oğuz Kayhan’dan açılmışken, devam edelim. Siz telefon mesajlarını görmeden önce Oğuz Bey’le ilişkiniz bitmiş miydi
- Evet, kendisine ayrılmak istediğimi söylemiştim. Zaten bizim birkaç aydır problemlerimiz vardı. Çünkü bizim aramızdaki her şey bitmişti. Gözümün ışığı sönmüştü. Bunu da kendisine ifade ettim. Gayet güzel, medeni bir şekilde ayrılacaktık.
Bu kararı aldığınızda aynı evde yaşamaya devam ettiniz değil mi?
- Evet. Oğuz gidecekti ama biraz zaman gerekliydi. Aynı evdeydik ama ayrı ayrı takılıyorduk. O arkadaşlarıyla birlikte oluyordu, ben kendi arkadaşlarımla. Neyse, ayrı gezdiğimiz akşamlardan birinde eve geç döndüm. O sırada mesajları gördüm.
Siz hep böyle eşinizin ya da sevgilinizin cep telefonlarını kurcalar mısınız?
- Bugüne kadar hayatta böyle bir şey yapmadım. Ama o gece bir şey oldu, o küçük şeytan geldi yine, dürttü. Uyuyamadım... Kalktım ve telefonuna baktım. Ve kahkahalar ile gülmeye başladım. İnanamadım. Sonra da uyudum. Benim için gelen mesajlar önemli değildi. Onun telefonundan giden mesajlar önemliydi.
Neden önemliydi, sonuçta siz bu insana "ayrılalım" demişsiniz.
- Ne olursa olsun. Sonuçta o kişi benim evimde kalıyor ve aynı çatı altında kaldığımız evden başka bir kadına aşk dolu mesajlar geçiyor. Gidip başka bir yerden mesajlarını geçseydi. Benim evimden ayrıldıktan sonra kiminle beraber olursa olsun.
Hem mesaj geçip, hem de o Yıldız Tilbe şarkıları dinletmiş.
- Bu olayla ilgili beni kıran iki şey var: Birincisi, üç yıl içerisinde biz Oğuz ile 30 kere ayrılıp barıştık. Bana bir kez şarkı dinletmedi. Bu inanılmaz canımı acıtan bir şey oldu. İkincisi de, bütün bunları benim evimde yapması çok çirkin. O mesajları geçerken, benim Ankara’da ekmek parası kazanabilmek için popomdan ter akıyordu. Şık olmadı. Ben o kadar medeni değilim, kusura bakmayın. Ayrılma kararı alınsa da aynı evde yaşayan insanların birbirine saygısı olmalı. Kalkıp mesajlar atmak, şarkılar dinletmek ayıptır. Bir de bunları yaparken benim üstüme gelinmesi, çok daha büyük ayıptır.
Sizi tartakladı mı, ne oldu?
- Arkadaşlarımla yemekten geldiğim, yani o mesajları gördüğüm gece, yattığım odaya gelip tartaklayarak uyandırdı beni ve "Bu saate kadar dışarılarda gezip beni rezil ediyorsun" dedi. Böyle bir şey olabilir mi? Sonra ben mesajları gördüğümü söyleyince sustu kaldı. Oysa ben erkek olsaydım o arada bir sürü yalan söylerdim, kıvırmaya çalışırdım. Hiçbir şey diyemedi.
Bu aşk mesajlarını yakalamasaydınız, barışır mıydınız?
- Yani diğer krizler gibi bu kriz de geçip gidebilirdi. Neyse, bu olay beni iyice soğuttu. Belki bir hata yaptı ama ben bu hatayı asla affetmem. İki dünya bir araya gelse, bir daha onunla birlikte olmam. Bu iş bitmiştir! Artık Oğuz Kayhan, benim için sokakta yürüyen herhangi bir insan, o kadar.
En büyük aşkınız kim di?
- Sarı fırtına, yani Metin Tekin... Ben manken olmadan önce Metin Tekin’e baba aşıktım. O zaman Beşiktaş’ta oynuyordu, ama İzmit’te de evi vardı. Ben her akşam evine gider, kapıyı çalardım. Tabii İstanbul’da oturduğu için açan olmazdı. Fakat kapının önünde ayakkabılarını görür, dakikalarca o ayakkabıları severdim. Oylesine aşıktım yani.
Tanıştınız mı ya da sonra aşk yaşadınız mı?
- İstanbul’a gelip, manken olduktan sonra tanıştım. "Ben sana çok aşıktım" dedim. O da bana "Kız benim nereme aşıktın?" dedi. Çok şekerdi. Sonra Şevval Sam’la evlendi. Evlendiği gün yıkılmıştım. Bekleyemedi beni. Çok çocuktum o zaman ama. Hayran hayran izlerdim onu. Maçlarda koşarken saçları uçuşurdu ya, bayılırdım. Lisedeyken çok dayak yemişimdir Metin’in yüzünden.
Neden?
- Bütün defterlerimin ve kitaplarımın üzerinde Metin’in ve Beşiktaş’ın fotoğrafları olurdu. Okul müdürümüz de Fenerbahçeli’ydi. "Bu resimler çıkacak" diye cetvelle ellerime vururdu. Öyle bir aşktı ki benimkisi, onun için özel dosyalar hazırlardım. Dosyaların bir yüzünde onun resimleri, diğer yüzünde de Beşiktaş ve benim resimlerim olurdu. Sonra bir arkadaşım dosyayı Metin’e gönderdi. O da az çapkın değil yani.
Ne oldu?
- O dosyaları görünce çok beğenmiş. Ve çok güzel bir yazı yazmış. Yazının sonuna da bir kalp çizip, kalbin içine "D-M" harflerini koymuş. O gün imzamı "Demetin" olarak değiştirdim. Ve yıllardır da hep imzamı "Demetin" diye atarım. O büyük aşk, imzama taşındı yani.
BİRBİRİMİZE ŞANS TANIYORUZ
Gazeteci Rauf Tamer’in oğlu Emir Tamer’le birlikte misiniz?
- Tanıyorum.
Yazılanlara göre kendisi çalıştığınız yere çiçek göndermiş, doğru mu?
- Doğru, evet. Hoşuma gitti açıkçası. İnsanlar birbirini tanımak için yemeğe de gider, sinemaya da. Bizim de gittiğimiz doğrudur. Şimdi bir insanla yemeğe çıkarsınız ama ondan hoşlanmazsanız sinemaya gitmezsiniz. Yemeğe gidiyorsan, sinemaya gidiyorsan, gece kulübüne gidiyorsan, o insandan hoşlanmışsın demektir. Emir’i tanımaya çalışıyorum. Çok şeker biri. Bir ilişki yaşanırsa, bu kez konuşmayıp ilişkiyi korumaya çalışacağım.


kaynak:magazinkolik.com

Hit : 4289


 

Reklamlar

Tüm hakları saklıdır © 2006 - 2011 WebKadin.ComHaber Haber Web Stats